Hz. Ömer (ra)


Hz. Ömer, peygamberliğin 6. yılında Müslüman oldu. O günlerde Müslümanların sayısı henüz 70-80 kişi kadardı. Hz. Ömer, önceleri İslâm’a karşı aşırı tepki göstermekteydi. Bu tavrını o, Hz. Muhammed (as.)’ı öldürmeye kadar da götürdü. Gerekçesi, peygamber tarafından dedelerinin dininin inkâr edilişi ve insanlardan tapındıkları putları terk etmelerinin istenmesiydi. Bu düşünceyle Ömer,Peygamberi öldürmek için harekete geçmiş, ancak bu gelişmeler onun Müslüman olmasıyla sonuçlanmıştı.  Rivayete göre, Hz. Ömer’in Müslüman oluşu şöyle gerçekleşmişti: Ömer, Rasulullah (as)’ı öldürmek için öfkeyle harekete geçtiğinde yolda Nuaym adındaki bir zatla karşılaştı. Nuaym kendisine, öfkesinin sebebini sorunca, Peygamberi öldürmeye gittiğini söyledi. Böylece Ömer’in amacını öğrenen Nuaym, ona, kız kardeşi ve eniştesinin de Müslüman olduğunu hatırlattı ve önce kendi ailesine bakmasını tavsiye etti. Bunu duyan Ömer, öfkeyle eniştesinin evine yöneldi. Kapıya geldiğinde içerde Kur’an okunmaktaydı. Kapıyı çalınca, içerdekiler okumayı kesip, Kur’an sayfalarını sakladılar. İçeri giren Ömer (ra), eniştesini dövmeye başlamış, araya giren kız kardeşinin de burnunu kanatmıştı. Bunun üzerine kardeşi, ne yaparsa yapsın dinlerinden dönmeyeceklerini söyledi. Bu süreçte muhtemelen bir özeleştiride bulunarak yaptıklarını doğru bulmayan Ömer, eniştesi ve kardeşinin okudukları şeyleri görmek istemiş, kendisine verilen sahifelerden Kur’an ayetlerini okumuş ve sonrasında da Müslüman olmuştu. Daha sonra Ömer, Rasulullah’ın nerede olduğunu sordu. O sıralarda Müslümanlar, Safa tepesi yakınlarındaki Erkam (ra)’ın evinde gizlice toplanıp ibadet ediyorlardı. Rasulullah’ın Erkam (ra)’ın evinde olduğunu öğrenen Ömer, doğruca oraya gitti. Kapıyı çaldığında gelenin Ömer olduğunu öğrenen sahabiler endişelenmeye başladılar. Zira Ömer silahlarını kuşanmış olduğu halde kapının önünde duruyordu. Hz. Hamza, “Bu Ömer’dir. İyi bir niyetle geldiyse mesele yok. Eğer kötü bir düşüncesi varsa, karşılığını bulur” diyerek kapıyı açtırdı. Rasulullah (as), Ömer’e, “Müslüman ol ya Ömer!” dedi ve “Allah’ım ona hidayet ver!” diye dua etti. Ömer de Kelime-i Şehadet getirerek Müslüman olduğunu söyledi.Mekkeli müşriklerin, gösterdiği zorbaca tepkiden dolayı Müslümanlar, Beytullah’a gidip namaz kılamıyor ve ancak gizlice bir araya gelebiliyorlardı. Ömer (ra) Müslüman olunca doğruca Kâbe’ye gitti ve Müslümanlığını ilk defa açıkça ilân eden kimse oldu. Ka’be çevresindeki müşrikler şiddetli tepki verseler de o, onların Müslümanlara gösterdiği muhalefeti kırdı ve bir avuç Müslüman’la birlikte herkesin gözü önünde Kâbe’de namaza durdu. Hz. Ömer’in bu şekilde İslam’a girişi Müslümanlara büyük bir moral desteği sağlamıştı. Hz. Ömer, benliğini kuşatan imanın verdiği heyecanla, küfre karşı açık ve net bir şekilde, hiç bir tehdide de aldırış etmeden mücadele ediyordu. Müşrikler, kahramanlık ve kararlılığını eskiden beri bildikleri için ona sataşmaya cesaret edemiyorlardı.Hz. Ömer, Müslüman olduktan sonra sürekli Rasulullah’ın yanında bulunmuş, şehit olana kadar onu ve getirdiği dini korumak için elinden gelen gayreti göstermiştir.        Dr. Yusuf MACİT        Samsun İl Vaizi

  1. Henüz hiç yorum yok.
(yayınlanmayacak)